Tarihçe
Türkiye’de sendikacılığın 1870’lerde kurulan işçi dernekleriyle başladığı söylense de gerçek anlamda sendikacılık, 1947 yılında 5018 sayılı kanunun yürürlüğe girmesiyle başlar. Türkiye Seramik ve Keramik Sanayi İşçileri Sendikası (ÇİMSE-İŞ), 28 Kasım 1963’de geçmişten gelen işçi hak ve özgürlükleri mücadelesini kendisine dayanak alarak kuruldu.
Yapı-İş’in o tarihteki çalışmaları yeterli bulmayan ve 20 Kasım 1963 tarihinde aktedilen genel kurulunda da artık bu kuruluşta kalmanın faydalı olmayacağına inanan sendikalar, bu federasyondan ayrılarak yeni bir kuruluşun etrafında toplanılması gerekli olduğuna inanmışlardı.
Bu inançla Yapı-İş sendikasından ayrılan sendikalarla diğer müstakil sendikalar, Hasan TÜRKAY, Cüneyt ŞENTÜRK, Seyfettin ERKOL, Hasan ÇETİNUYSAL, Süreyya GEZER ve 14 arkadaşı ile birlikte bir araya gelerek 28 Kasım 1963’de T.Çimse-İş Sendikası’nı resmen kurmuşlar ve Ankara’da faaliyetlerine başlamışlardır.
19 Ocak 1964 tarihinde ilk genel kurulunu tamamlayan Çimse-İş adını, Çimento, Seramik ve Toprak Sanayi İşçileri Sendikası olarak değiştirmiş ve bu genel kurulda “Türk-İş’e ve Milletlerarası Sınayi ve Genel İşler İşçileri Federasyonu’na” üye olunması kararlaştırılmıştır. Genel kurul sonucunda sendikayı yönetmek üzere Genel başkanlığa Hasan TÜRKAY, Genel Sekreterliğe Süreyya GEZER, Genel Muhasip Veznedar Üyeliğe de Fethi KARATAY getirilmiştir.
“Sendikamızın, ileride yazılacak Türk Demokrasi tarihinde, sendikacılık hareketimizin Türk-İş’imizin ve Türkiye insanının yücelmesinde hizmeti geçen şuurlu kuruluşların ön saflarında gösterecektir, halkımızın ve işçilerimizin ücret, sağlık, mesken ihtiyaçları en basit ve makul seviyede temin edilmedikçe, vergi adaleti gerçekleştirilmedikçe, sosyal güvenlik sağlanmadıkça, sosyal adaletin teessüsü mümkün değildir.” diyen Hasan TÜRAY, bu sözleriyle günümüzde hala geçerliliğini koruyan sorunlarımıza o zaman parmak basmıştır.
Çimse-İş’in ülke ve üyelerinin hak ve menfaatleri doğrultusundaki etkin mücadelesi hızla artarak devam etmiş, aynı işkolunda faaliyette bulunan Türkiye Çimento, Taş, Toprak ve Seramik İşçileri Sendikası TOCİS de 29 Eylül 1968’de kendini feshederek Çimse-İş’e katılmıştır.
1970 yıllar, bir yandan Çimse-İş’i bölmeye çalışanlarla mücadeleyle, diğer yandan işkolumuza giren işyerlerinde çalışan işçileri saflarımızda toplamak çabası geçmiştir. Bu dönemde, sarı sendikaların Çimse-İş’e karşı giriştikleri tüm yıkıcı faaliyetleri sonuçsuz kalmış ve istenenin aksine Çimse-İş’i yıpratamamışlardır. Bu saldırılar işçinin gözünde Çimse-İş’i daha güçlü bir konuma getirmiştir.
12 Eylül harekatı ile ülkemizde siyasal, sosyal ve ekonomik hayatta büyük çalkantılar olmuş, önemli dönüm noktaları yaşanmış, işçi-işveren ilişkileri yeniden şekillenmiştir. Bu dönemde tüm grev ve lokavtlar yasaklanmış, çalışmaları antidemokratik görülen sendika, federasyon ve konfederasyonların faaliyetleri durdurulmuş, toplu iş sözleşmeleri Yüksek Hakem Kurulunun düzenlemesine bırakılmıştır.
1983 yılında 2821 Sayılı Sendikalar Kanununun yürürlüğe girmesi, yeni iş kolları tüzüğünün yayımlanması ve Cam Sanayi işkolunun da devreye girmesiyle Çimse-İş, 12 nolu Çimento Toprak ve Cam işkolunda gösterilmiştir.
1986 yılında, İstanbul’da faaliyette bulunan Elektro Metal İş Sendikası Genel Kurulunda aldığı kararla kendisini feshetmiş ve Çimse-İş bünyesine dahil olmuştur.
1988 yılında Özal Hükümetiyle başlayan ve halen devam etmekte olan özelleştirme, taşeronlaştırma ilk olarak Çimse-İş bünyesinde Çitosan’da başlamıştır. İlk etapta Afyon, Ankara, Balıkesir, Pınarhisar ve Söke Çimento fabrikalarının özelleştirilmesi kararlaştırılmış ve 08 Eylül 1989 tarihinde imzalanan sözleşme ile Fransız SCF Soqiete Des Çiments Francois firmasına satılmıştır. Verimlilik adına sendikasızlaştırma ve işten atılmalar daha çok gündeme gelmiştir.
T.Çimse-İş Sendikası bu dönemde 63 işyerinde, çimento fabrikaları, porselen, hazır beton, tuğla ve kiremit fabrikalarını kapsayan grev uygulamalarını birlik, beraberlik ve sendikal disiplin anlayışıyla büyük bir başarı ile gerçekleştirmiş, hiç kimsenin cesaret dahi edemeyeceği bir ilke imza atmıştır. Türk sendikal hayatında görülen kısır çekişmeler, sen-ben kavgaları ve karalamalar Çimse-İş’in saygı ve sevgiye dayalı anlamlı ve tutarlı davranışları karşısında iç bünyesinde hiç yaşanmamış, diğer sendikaların da örnek aldığı bir model haline gelmiştir.
Ankara Selanik Caddesi 7/4’de kiralık bir dairede başlayan bu mücadele sonucunda nerelere nasıl gelindi?
Çimse-İş’in 1963 yılında başlattığı, birlik, beraberlik, dayanışma ve sendikal disiplin anlayışı bir çığ gibi büyüyerek bugün Türk işçi hareketinin örnek alacağı bir seviyeye geldi.
Üyelerin gönderdikleri aidatlar yönetim kurulu tarafından akılcı bir şekilde kullanılarak genel merkez binası, şubelerimizin tamamı, hizmet binaları ve kullanılan tüm hizmet otoları sendikanın malı oldu.
Necatibey Caddesinde bulunan genel merkez hizmet binasının ihtiyaca cevap vermemesi üzerine Esat caddesinde 5 katlı yeni bir genel merkez hizmet binası yaptırılmış, 1996 yılında da hizmete açılmıştır.
Yeni genel merkez hizmet binamızın hizmete girmesiyle boşalan eski genel merkez binası ve Necatibey Caddesi 13/3’de bulunan dairelerimiz yeniden tadilat ve dekorasyonları yaptırılmış ve misafirhane olarak üyelerimizin hizmetine sunulmuştur.
Bunların yanı sıra Ankara’ya iş, sağlık, eğitim nedeniyle gelen üyelerimizi ve üye yakınlarımızı otel köşelerinden kurtarmak üzere Genel Yönetim Kurulu bu defa Ankara Cebeci’de 5 katlı bir hizmet binası satın alarak gerekli tadilat ve dekorasyonunu yaptırmıştır.
Üyelerinin ekonomik yönden olduğu kadar sosyal ve kültürel yönden de gelişmelerinin sağlanması amacıyla, Alanya Çimtur’da ilk etapda 30 apart daire Çimse-İş’e kazandırılmış ve üyelerin hizmetine sunulmuştur. Bugün Alanya Çimtur’da Eğitim ve Sosyal Tesisleri’nde bulunan apart daire sayısı 74’e ulaşmıştır.
Çimse-İş, Ankara’da ve Alanya’da bulunan sosyal tesislerinde toplam 370 yatak kapasitesiyle üyelerimize, üyelerimizin eş ve çocuklarına hizmet vermektedir.
28 Kasım 1963 tarihinde göndere çekilen Çimse-İş Bayrağı bu güne kadar olduğu gibi bundan sonrada 23 Kasım 1963’deki ruh ve duygularla Türk işçisine, memleket gerçeklerine uygun bir şekilde hizmete devam edecektir.
İşçiye hizmet anlayışıyla yola çıkan Çimse-İş, Genel Başkan Zekeriye NAZLIM, Genel Sekreter Kazım BELEK, Genel Mali Sekreter Cemil KAYA, Genel Eğitim Sekreteri Erkan ATAR, Genel Teşkilatlanma Sekreteri Cengiz GÖZÜKÜÇÜK önderliğinde üyelerinin yarınlarını güvence altına almak, insanca yaşam düzeyine ulaştırmak ve her zaman işçilerin yanında olmak için gece gündüz demeden hizmet kervanını yürütmektedir.
T.Çimse-İş Sendikası 48 senede eriştiği gücüyle ve emin adımlarla yolunda ilerlemektedir. Bu ilerlemeyi hiçbir engel durduramaz ve durduramayacaktır.
Teşkilat 


